20 Şubat 2026 Cuma
Teknolojinin sunduğu güzellik filtreleri, sosyal medya dünyasında tartışılmaya devam ediyor. Bu tartışmaların son kurbanı ise canlı yayınları ve kusursuz görünümüyle tanınan Çinli bir yayıncı oldu. Saatlerce süren yayının bir noktasında filtrenin arızalanması, dijital dünyada “gerçeklik” tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Müzik eşliğinde hayranlarıyla etkileşimde bulunan yayıncı, yayının ortasında filtrenin devre dışı kalmasıyla gerçek görünümüyle ekrana yansıdı. O ana kadar pürüzsüz bir cilt ve belirgin yüz hatlarıyla görünen yayıncının gerçek haliyle karşılaşan izleyiciler, büyük bir şaşkınlık yaşadı. Arızanın fark edilmesiyle birlikte yayın bir anda kaos alanına döndü.
Gerçek yüzünün ortaya çıkmasının ardından, yayını izleyen binlerce kişi hayal kırıklıklarını yorumlarda dile getirdi. Birçok takipçisi, yayıncının kendilerini görsel manipülasyonla yanılttığını iddia ederek “takibi bırakma” kampanyası başlattı.
Bildirilene göre, olayın yaşandığı andan itibaren yayıncının takipçi sayısında 140 bin kişilik devasa bir kayıp yaşandı.
Ramazan ayının başlamasıyla birlikte hamile kadınların oruç tutup tutamayacağı konusu yeniden gündeme geldi. Özellikle gebeler, sağlık durumlarının oruç tutmaya uygun olup olmadığı konusunda doktorlara sıkça başvuruyor.
Uzmanlar ise gebeliğin dönemine ve annenin sağlık durumuna göre değerlendirme yapılması gerektiğine dikkat çekiyor. Uzmanlara göre gebeliğin ilk 3 ayında bebeğin organ gelişimi gerçekleştiği için uzun süreli açlık önerilmiyor. Son 3 aylık dönemde ise hem bebeğin hem de annenin artan besin, protein, vitamin ve glikoz ihtiyacı nedeniyle oruç tutulması genellikle tavsiye edilmiyor.
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Medicana Sivas Hastanesi’nde görevli Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Nadir Cömert, hamilelikte ara dönemin oruç tutmak için daha uygun bir dönem olduğunu söyleyerek, “Özellikle kronik hastalıkları olanlara önermiyoruz. Örneğin kronik kalp hastalığı, hipertansiyonu, diyabeti, böbrek hastalığı, karaciğer hastalığı gibi hastalıkları olanlara tabi ki oruç tutmayı önermiyoruz. Onun dışında belki bir diyetisyenle birlikte orucu götürmek çok daha iyi olabilir” dedi.
Cömert, uzun süre açlık ve susuzlukta bebeğin etkilenebileceğini belirterek, “Riskli gebeliklerde hem anne karnında kayıplar hem de düşük gibi durumlarla karşılaşabiliyoruz” ifadelerine yer verdi.
Kronik hastalığı olanlara oruç tutmayı önermediğini belirten Nadir Cömert, “Ramazan ayı başladı. Hastalarımız ve özellikle gebelerimiz çok soruyor. ‘Hocam oruç tutabilir miyim’ diye. Tabi tutmak isteyen hastalarımız için önerilerimiz oluyor. Genel olarak ilk 3 ay ve son 3 ay tutmalarını çok önermiyoruz. İlk 3 ayda organ gelişimi, bebeğin gelişimi olduğu için. Son 3 ayda da bebeğin ve annenin beslenmeye ihtiyacı çok fazla artıyor. Protein, şeker, glikoz ihtiyacı ve vitamin ihtiyaçları falan çok arttığı için çok önermiyoruz aslında. Ara dönem belki daha oruç tutulabilecek bir dönemdir. Ama tabi orda da hastanın özel durumları olabiliyor. Özellikle kronik hastalıkları olanlara önermiyoruz. Örneğin kronik kalp hastalığı, hipertansiyonu, diyabeti, böbrek hastalığı, karaciğer hastalığı gibi hastalıkları olanlara tabi ki oruç tutmayı önermiyoruz. Onun dışında belki bir diyetisyenle birlikte orucu götürmek çok daha iyi olabilir” sözlerini sarf etti.
Cömert ayrıca “İftarda nasıl beslenilmesi gerektiği, sahurda ne yenmesi gerektiği gibi sorular olabiliyor. Hastamız mümkünse bir diyetisyen eşliğinde de bu durumu götürebilir. O açıdan hem bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı hem de bir diyetisyenle birlikte bu süreci götürmek en doğrusudur. Uzun süre açlıktan şeker düzeyi düşüyor. Ondan sonra yağ hücrelerinde yıkım başlıyor. Keton üretimi başlıyor. Bu keton üretimi olduğu zaman kanda biraz yüksek düzeye çıktığı zaman bebeği etkileyebiliyor uzun sürede. O yüzden böyle negatif etkiler olabilir çok net olmamakla birlikte. Ondan sonra tabii sıvıyla ilgili de bebeğin sıvısıyla ilgili amniyon sıvısı dediğimiz bir sıvı var. Uzun süre açlık ve susuzlukta bebek etkilenebilir. Riskli gebeliklerde hem anne karnında kayıplar hem de düşük gibi durumlarla karşılaşabiliyoruz” diye konuştu.
Cristiano Ronaldo ile tanışmadan önce sıradan bir yaşam süren Georgina Rodríguez’in hayatı, 2016 yılında gerçekleşen o karşılaşmayla bambaşka bir yöne evrildi. Bugün milyonlarca takipçisi olan bir moda ikonu ve girişimci olarak anılan Rodríguez’in hikâyesi, Madrid’deki mütevazı günlere uzanıyor.
Kariyerine dansçı olarak başlayan Georgina Rodríguez, 18 yaşında Madrid’e taşındı. Geçimini sağlamak için gündüzleri perakende sektöründe çalıştı, hafta sonları ise bir barda görev yaptı. Moda dünyasındaki yolculuğu, Gucci mağazasında satış danışmanı olarak işe başlamasıyla hız kazandı. Tam da bu dönemde mağazaya gelen Cristiano Ronaldo ile tanışması, hayatının en önemli dönüm noktalarından biri oldu.

2016’da başlayan ilişkileri kısa sürede dünya basınının odağına yerleşti. Çiftin ikizleri Eva Maria ve Mateo’nun yanı sıra kızları Alana Martina ve Bella Esmeralda dünyaya geldi. Ronaldo’nun ayrıca Cristiano Jr. adında bir oğlu bulunuyor.

Rodríguez, 2022 yılında Netflix’te yayınlanan “Ben Georgina’yım” adlı belgeselle kendi hayat hikâyesini geniş kitlelere anlattı. Aynı zamanda moda alanında kendi markasını kurarak girişimcilik adımı attı.

Sosyal medyada milyonlarca takipçiye ulaşan Georgina Rodríguez, modellik kariyeri ve lüks markalarla yaptığı iş birlikleriyle adından söz ettirmeye devam ediyor. Madrid’deki mağaza günlerinden küresel bir stil ikonuna uzanan yolculuğu, dikkat çekici bir başarı hikâyesi olarak öne çıkıyor.
Ruhsar, Bihter, Camdaki Kız ve Taş Kağıt Makas gibi yapımlarda rol alarak geniş bir hayran kitlesi edinen Hande Ataizi, bu kez oyunculuğuyla değil, günlük hayattaki görüntüsüyle gündeme geldi.

Ünlü oyuncu, önceki gün Şişli’de objektiflere yansıdı. Yağmurlu havaya karşı aldığı önlemle dikkat çeken Ataizi’nin kullandığı aksesuar, ilk bakışta başörtüsü sanıldı.

Ancak kısa süre sonra bunun yağmurdan korunmak için tercih edilen önden bağlamalı plastik bir yağmurluk olduğu anlaşıldı.

Ataizi’nin bu tercihi kısa sürede gündem olurken, birçok kullanıcı konu hakkında yorum yaptı. Sosyal medyada “İlk başörtü sandım”, “Güzel ürünmüş” gibi yorumlar yapıldı.

Ünlü şarkıcı Demet Akalın, katıldığı ödül töreninde tercih ettiği kıyafetle gündem olan Hande Erçel hakkında yaptığı paylaşımla dikkat çekti. Akalın, Erçel’in kıyafetini hedef alan yorumunda, “Ben bile bu kadar rüküş olamam aşkım ya” ifadelerini kullandı.
Şarkıcının bu sözleri kısa sürede sosyal medyada yayılırken, kullanıcılar ikiye bölündü. Bazı kullanıcılar Akalın’ın sözlerini “gereksiz ve kırıcı” bulurken, bazıları ise yorumun kişisel bir görüş olduğunu savundu. Tartışma kısa sürede magazin gündeminin üst sıralarına taşındı.

Hande Erçel cephesinden konuya ilişkin herhangi bir açıklama yapılmazken, Demet Akalın’ın yorumu sosyal medyada günün en çok konuşulan başlıkları arasına girdi.
